küçük prens
Çarşamba, Kasım 03, 2010
**(Bu kitabı bir büyüğe sunuyor olmamdan dolayı çocuk okurlarımın beni hoş görmelerini dilerim. Bunu yapmamın çok ciddi bir nedeni var: O. benim dünyadaki en iyi arkadaşım. İkinci nedenim de şu: Bu adam her şeyi anlıyor, çocuk kitaplarını bile. Üçüncü bir nedenim daha var: Fransa'da yaşıyor şu anda, aç ve üşüyor. Biraz yüreğinin ısıtılması ona iyi gelir. Eğer bütün bu nedenler size yeterli gelmiyorsa, o zaman ben de bu kitabı onun çocukluğuna armağan ederim. Bütün büyüklerin bir zamanlar çocuk olduğunu biliyoruz: pek azı bunu hatırlasa da...
Neyse, sunuşumu şöylece değiştiriyorum
**Leon Werth'in çocukluğuna...
Çocuk olmayı unutanların; tekrar tekrar okunması tavsiye edilir.
Kim demiş çocuk kitabı diye, bence çocuklar için değil tam aksine yetişkinlere özel yazılmış bir kitap. Zaman zaman kabaran okuma isteğimle internetten okusamda; her okuduğumda ayrı keyif alırım. Bazen açar sadece bir bölümünü okur kapatırım. İnternetten de kitap okunmaz ki gidip alsana diyeceksiniz. Ben de almayı istemişimdir; ama her kitapçıya gitiğimde de aklıma gelmez onun bulunduğu rafa gitmek.
Ya biri bana hatırlatsın bu kitabı alacağımı ya da alıp gelsin hediye etsin. Her türlüsü kabulumdür. :)
** kitap'tan alıntıdır
sonrası kalır...
Pazar, Mart 16, 2008

Geçen yıl Ben Ruhi Bey Nasılım'ı izledikten sonra şiirini alıp okumak istemiştim, ama bir türlü fırsat bulupta okuyamadım. Ben çok şiir okuyan biri olmadığım için sadece, Ben Ruhi Bey Nasılım şiirini aradım, (belkide çok aramadım) bulamadım. Baktım ki Edip Cansever'in bütün şiirlerini Sonrası Kalır I-II şeklinde yayınlamışlar. Ben de dururmuyum Sonrası Kalır II'yi aldım, aldığım gibide okumaya başladım. Okumaya bir müddetara verdiğim bu kitabı yeniden elime aldım bugün. İnsanı alıp geçmişe götürüyor . Nasıl desem sanki daha bir duygusallaşıyor insan...
Bir kaç dize yazmak istiyorum ama hepsi çok güzel, bir türlü karar veremiyorum. En kısa zamanda bir iki dize yazacağım bu kitaptan.
..............
......................
Konuşuyoruz desem konuşmuyoruz da
Ayrı ayrı şeyleri düşünüyoruz üstelik
Birbirimize bakarak
Ne seviyoruz ne de sevmiyoruz birbirimizi
Ne varız ne de yokuz gerçekte
İki lamba gibiyiz, iki ayrı yerden
Aydınlatan odayı.
Değilsek de yakın birbirimize
Uzak da sayılmayız büsbütün
Gökyüzünde iki uçurtma başıboş
Yanyanayızdır sadece
Her çiçek bir çoğulluktur gününe göre
Yalnızlık çoğulluktur.
Sanırım bir giz de yok bu beraberlikte.
...................
................sf:192(sonrası kalırII)

